İKİ TAKIM NASIL?
Beşiktaş’ta Fink takım savunmasına ciddi katkıda bulunmuş. Fenerbahçe’de yeni iki Brezilyalı fizik olarak üst düzey değiller İki takım oyuncularına sorsanız, hatta teknik adamlarına “bu maç da nereden çıktı” der. Beşiktaş turnuvaya gitti, Porto’yu 1-0 yenseler bu maçı, bu takım oynamayacaktı. Alex’in maç öncesi demecine bakıyoruz; “Bana tuhaf geldi. Biz niye bu maçı oynuyoruz?” diye soruyor. Ama sonuçta bu bir derbi. Maç öncesiyle maç anı farklı oluyor. İki takım oyuncuları da fazlasıyla mücadele ettiler. Tabii ki oyuncular sistemleri yaratır. Beşiktaş 4-3-3 oynuyor. Buna karşın Fenerbahçe 4-2-3-1 oynuyor. Avantajları olduğu gibi dezavantajları da var bu sistemlerin. Mesela Beşiktaş forvetin sağ tarafında Yusuf’u oynattı, ilk yarının yıldızı Vederson oldu. İşte bu sistem ataklarda önemli olmasına rağmen takım savunmasında arızaya sebep olabiliyor. Fenerbahçe skor avantajını yakaladıktan sonra –Sivok’un gereksiz penaltısı sayesinde- Teknik Direktör Daum önce Emre’yi çıkardı, Selçuk’u aldı. Duran toplarda takımın boyunu uzatmak için. Ardından Vederson’a yardımcı olarak Ugur Boral girdi. Denizli de bir forvet daha sokup direkt 4-2-4 gibi oynamaya başladı. Nihat’ı, Nobre’nin yanına çekti, sağa Holosko, sola Bobo geçti. Sonuçta gol atan kazanacaktı. Tamamen taktiksel bir mücadele idi. Yanlız şunu da belirtmeliyiz, Beşiktaş bu sistemle büyük maçları zor kazanır. Beşiktaş’ta Fink takım savunmasına ciddi katkıda bulunmuş. Fenerbahçe’de yeni iki Brezilyalı fizik olarak üst düzey değiller. İyi oyuncular, ama “süper” diyemeyiz. Bu bütçelerin oyuncuları değiller. Takımlarımız ne yazık ki bütçeleriyle örtüşen takımlar yapamıyorlar. Ortada dolaşan rakamlarla çok daha iyi oyuncular alınmalı. RIDVAN DİLMEN-MİLLİYET Şaşırttılar
BU maçı televizyondan seyrederek yorumladım. Kameraların gösterdiği yeri, bir de altta çıkan reklam kuşağından göremediklerim hariç yorumluyorum.
Bir futbol takımını sıhhatli ve doğru yorumlamak için maçı çıplak gözle seyretmek lazım. Mesela kamera topu takip ettiği için siz bir takımda top santrfordayken o araziyi görürsünüz. Ama o sırada takımın defansı ne yapıyordur, onu göremezsiniz. Onun için de televizyondan maç yorumu ne kadar sıhhatli olur? Bu sene Beşiktaş ve Fenerbahçe için kestirmeden şunları söyleyebiliriz. Fenerbahçe çok çabuk ve iyi hücum edecek. Bence Türkiye liginde gol atmadan bir maçı tamamlayacağını tahmin etmiyorum.
Beşiktaş için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Onlar için de gol yemeden bitirebilecekleri maç adedi fazla olabilir. Daha sezonun başındayız. Elinde Holosko gibi bir oyuncu varsa dün geceki Fenerbahçe’nin takım defansı anlayışında bu oyuncuyu kullanmak gerekirdi. Ama Mustafa Denizli buna herhalde gerek görmedi. Nihat’ın ikinci yarı oyuna girmesi bence yanlış. Hem Holosko ile hem Nihat’la başlayacaksın. Nihat’a diyeceksin ki: “Nerede yoruluyorsan orada elini kaldır. Ne var ne yok oyna.” Yani “nerde trak orda bırak” de. Bence bunlar Denizli’nin dün geceki eksikleri. Daum daha standart. Yavaş yavaş şablonu oturtuyor. Ve şunu söylüyor: “Sezon başı mevkilerinin tapusunu alanlar devam ederler. Ama alamayanlar da cefa ve eza çekerler, çok çalışırlar, işleri zor.” İki takım için de hazırlık devrelerinde çok şeyler yazıldı, çizildi. Birisi parçalıyordu, diğeri dörde katlayıp beşe bölüyordu. Ama dün gece kazın ayağının öyle olmadığını gördük.
Şablonu oturtuyor
Sivok amatörce o penaltıyı yapmasa, büyük ihtimalle maç uzatmaya gidecekti. Aslında dün gece iki takım da birbirinden çekindi. Rahat değillerdi. Çok fazla golü düşünmediler. Yalnız Daum’un oynattığı bu sistemde Güiza çok rahatlayacak ve iyi işler yapacak. Sebebi de Güiza artık forvette tek başına kürek çekmeyecek. Arkadan inanılmaz derecede destek alacak. Hem kendine boş saha yaratıp pozisyonlara girecek, hem de arkadaşlarının yarattığı boş alanlardan bu sefer kendi pozisyonlar bulacak. Geçen sene sisteme göre bu tek yönlüydü. bu sene çift yönlü oldu. Yani Güiza’nın bu yıl çok verimli olacağı kesin. Ama bu Güzia’dan kaynaklanmayacak, sistemden kaynaklanacak.
Yıldırım dengeyi kuramadı
Beşiktaş hücumda hala sıkıntılı. Holosko, Nobre, Bobo... Mustafa Denizli bir karar veremezse üçünü de kaybedecek, sonunda takımı da kaybedecek. Eğer dün geceki Beşiktaş, F.Bahçe’nin defans anlayışından faydalanamamışsa Mustafa Denizli dahil futbolcular oturacaklar, sabaha kadar konuşacaklar, “biz nerelerde yanlış yaptık” diye.
| Yunus Yıldırım iki takımın da penaltı istediği aynı pozisyonları devam ettirdi. Verdiği penaltı ve kart doğruydu. Ama ona bir tavsiyem var. Ceza alanı içinde verdikleri veya vermediklerinden ceza sahası dışındakiler tamamen paralel olsunlar. Hatta ve hatta ceza alanı içindeki daha zor olsun. Ama Yunus Yıldırım dışındakileri daha kolay çalıyor, içindeki daha sertlere penaltı vermiyor. O zaman da insanların aklı karışıyor. |
|